www.sinanmeydan.com - Bursa Nutku'ndaki Kehanet
   
içerik
  ANA SAYFA
  ÖZGEÇMİŞ
  ETKİNLİKLER
  BASINDAN
  TV PROGRAMLARI
  LİNKLER
  ATATÜRK
  ÖN TÜRK TARİHİ
  ZİYARETÇİ DEFTERİ
  KİTAP YORUMLARI
  İLETİŞİM
  1919-2010 MANŞETLERİ
  ESKİ YAZILARIM
  => Bursa Nutku Yok Diyenler Buna Ne Diyecek
  => Taraf'ın "Toy" Yazarına Tarih Dersi
  => "Hür Adam"ın Gerçek Öyküsü
  => Osmanlı'yı Bir de Atatürk'ten Dinleyin
  => DP'li, Amerikancı ve Diyalogcu Bir Hür Adam
  => Gişede Hür Adam Filmini Yakaladık!
  => Soner Yalçın'ın Atatürk ve Kayıp Kıta Mu Konusundaki Yazısına Cevabım
  => Tüm Devrimci Ruhların Ateşi: Atatürk
  => Atatürk'ün Sosyal Fabrika Projesi
  => "Hür Adam" Hürriyet Savaşı'nda Neredeydi?
  => Kendini Türkçü Sanan Mayfya Bozuntusu, Maskeli Çakallar Sizi!
  => Yandaşlık Ödülleri Sahiplerini Buldu!
  => Atatürk'ün Gizli Kurtuluş Planları
  => Kafayı Che'nin Çantasından Çıkarın Artık
  => Kurtuluş Savaşı'nı Atatürk Başlatmadı Mı
  => Sapına Kadar Kemalist'im
  => Kul Hakkını Yiyen Allah'tan Korkmayanların Kanalı: TRT
  => Bir Dede Torun Hikayesi!
  => Genleriyle Savaşan Bir Parti ve Benim İyimserliğim
  => Atatürk İle Allah Arasında
  => Bu Aydınlar Neden Susturuluyor?
  => Tarih Profesörü'ne Atatürk ve Çanakkale Dersi
  => 6. Filo'yu Kıble Yapmak
  => Mustafa Kemal de "Eylemci" Bir Öğrenciydi
  => 97 Yıl Önce Çizdiği Karikatürde Bugünü Görmüş!
  => Siz Kimi Kandırıyorsunuz?
  => Wikileaks Belgelerinden Önce İngiliz Belgeleri Vardı
  => CHP Camileri Kapattı Yalanına Cevap
  => Adnan Menderes Karısını Alenen Aldatmıştı Sayın Başbakan
  => Milli Gelirimi İstiyorum!
  => CHP ve Orta Anadolu
  => AKP Bir Dejavudur!
  => Devrimci Başöğretmene Selam Olsun!
  => Medeni Bilgiler Kitabını Anlamak İçin Önce Atatürk'ü Anlamak Gerekir!
  => Teşekkürler Vural Savaş!
  => Cumhuriyet Caddesi'nde Yürürken Durun ve Bunu Düşünün
  => Bana Tabularla Gelmeyin!
  => Bu işte Bir Şarlatanlık Var: Habertürk'ün Oktan Keleş'i Beni de Kandırdı!
  => İsa Sizi Korusun! "DP ve AKP'nin Gizli Misyonu"
  => Atatürk Diyor ki: "Fatih Sultan Mehmet Büyük Adamdı Büyük..."
  => En Kritik Soru!
  => Zübeyde Ananızı da Alın Gidin
  => 1933'de Almanya da Hitlere "Evet" Demişti
  => 1979'da İran da "Evet" Demişti
  => Dersane Rezilliği
  => Recep Bey Siz Kimi Kandırıyorsunuz?
  => Harita Aldatmacasını Açıklıyorum
  => Bugün Sevr'i Savunan Dinciler 90 Sene Önce de Aynıydı
  => Emperyalizmin Truva Atı: Demokrasi
  => Uyan Be Halkım: Türkiye'yi Bölecekler
  => Hayır Diyen Kardeşim...
  => Geldikleri Gibi Giderler
  => Evet Diyen Kardeşim!
  => Atatürk: İstiklal ve Cumhuriyetine Kastedecek Düşmanlar...
  => Yeni Osmanlı ve I. Recep
  => AKP'nin Meşrebi (Karakteri) PKK'yla Anlaşmaya Uygundur
  => Bursa Nutku'ndaki Kehanet
  => Başbakanın Tarih Hocalarını Açıklıyorum!
  => 30 Ağustos Ruhunu Anlamak
  => 9O Yıl Önceki Şifreli Manşette Ne Gizliydi?
  => Cemaatin Kadrolu Tarihçisine Cevaplar
  => Referandum ve Beyin Yıkama
  => Vahdettin Hain Değil Mi Dediniz?
  => Ulusu Yok Etmek İçin Ulusun Önderini Yok Etmek İstiyorlar
  => One Minute Nine Die (Kim Kazandı?)
  => Çağdaş Hukukun Irzına Geçmek
  => Atatürk Araştırma Merkezi'nden Said-i Nursi Araştırma Merkezi'ne
  => PKK Kimin Taşeronuymuş da Haberimiz Yokmuş!
  => Atatürk'ü ve Yakın Tarihi Anlamak
  => Vahdettin Gerçeği
  => Bir Başbakan Düşünün!
  => Bizim Dinciler ve Mavi Marmara
  => İngilizler Ona Neden "Efsunlu Kemal" Derlerdi Bilir Misiniz Recep Bey?
  => Bir Başbakan Ne Zaman İstifa Eder?
  => Omurgası Kırık Aydınlar: Türk Tarih Tezi'nin Doğrulandığından Haberiniz Var Mı?
  => Sünepeleşmek!
  => Şehit Kanlarında Boğulmak
  => Uyan Be Halkım
  => Ne Mutlu Arabım Diyene!
  => Recep Bey'in Kankaları
  => ALLAH'ın Gazabı Üzerinize Olsun!
  => Kızılay, İHH ve Recep Bey'in Büyük Günahı
  => Kurtuluş Savaşı'nda İngilizlerle Savaşmadık, Yalanı
  => Karton Mücahit
  => Bizim Liboşlar ve Mavi Marmara
  => Bir Tez, Birkaç Tarih Profesörü ve Atatürk'ü Savunmanın Onuru
  => Ak'tivistler ve AKP
  => Recep Bey'in İsrail Şifresi ve Yahudi Cesaret Ödülü
  => Atatürk Düşmanlığının Dünü Bugünü
  => Burası Türkiye Recep Bey, Burada Kemaller Asla Tükenmez!
  => Büyük Kumpas
  => Dersim İsyanı: Seyit Rıza İngilizlerden Destek İstemişti
  => Atatürk Sonrasında Neler Oldu
  => Atatürk İngiliz Valisi Olmak İstiyordu Yalanı
  => Sinan Meydan'ın Dersim İsyanı'na Bakışı
  => Mustafa Filminde Kur'an Sansürü
  => Diktatör Olsa Devrimi Tartışmazdı
  => Kurtuluş Savaşı'nı Çarpıtanlar
  => Karşı Devrimin Son Halkası: ERGENEKON
  => Karşı Devrim Devam Ederse Türkiye'yi Bekleyen 30 Gerçek
  ODA TV Yazılarım

.............Sitedekilerin Dünyadaki Yeri.........

BURSA NUTKU’NDAKİ KEHANET

 
Türkiye’de 2002’den bu ayana yaşananlar ve son olarak da Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın yeni çıkan "Haliç’te yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitabındaki iddiaları bana Atatürk’ün Bursa Nutku’nu anımsattı.    

     
Bursa Nutku: Bir Devrimci Vasiyet

      
Şubat 1933'ün ilk günlerinde Bursa Ulucami'de toplanan 100 kadar kişi camilerde
Türkçe ezan okunmasına karşı bir ayaklanma girişiminde bulunmuştur, fakat ayaklanma kısa sürede bastırılmıştır. Olayın hemen sonrasında Atatürk Bursa’ya gelmiştir, Çekirge yolu üzerinde bulunan bir köşkte akşam yemeği yenildiği sırada bir kişinin, ayaklanmayla ilgili olarak  "Bursa gençliği olayı hemen bastıracaktı, fakat zabıtaya ve adliyeye olan güveninden ötürü...". diye başlayan sözlerini kesen Atatürk, günümüzde "Bursa Nutku" diye anılan şu konuşmayı yapmıştır (5 Şubat 1933):

    
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

   
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek’

    
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir
.

 
İşte benim anladığım
Türk Genci ve Türk Gençliği!”

     
Bursa Nutku’nu Yeniden Okumak

     
Atatürk’ün tam 77 yıl önce söyledikleri bugün nasıl da gerçek olmuş! İnsan Bursa Nutku’nu ve arkasından da Gençliğe Hitabe’yi bugün okuyunca Atatürk’ün isabetli öngörüleri karşısında şaşırmadan ve biraz da üzülmeden edemiyor doğrusu. 

       
İşte Atatürk’ün Bursa Nutku işte bugünün manzarası:

      
1. Bugün devrimler tehdit altındadır
: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diyen   Cumhuriyetçilik, “Egemenlik kayıtsız şartsız iktidarındır” diyen zihniyete; “Türkiye cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” diyen Milliyetçilik, “Türkiye etnik unsurlardan oluşur, Türklük de bir alt kimliktir, mesele boy değil soydur, soy” diyen zihniyete; “Herkes inancını yaşamakta özgürdür, dinle devlet işleri birbirine karıştırılmamalıdır” diyen Laiklik, “Bütün devlet kurumlarının cemaat mensuplarınca doldurulduğu, baş örtüsünün istismar edilmek istendiği” bir zihniyete; “Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes kanun önünde eşittir. Kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur” diyen Halkçılık, “Yandaşlar, partililer, cemaatçiler diğerlerinden üstündür” zihniyetine; “Türkiye’de ulusal kalkınma devlet ve özel teşebbüs eliyle yürütülür” diyen Devletçilik; “Türkiye babalar gibi satılır” zihniyetine, “Aklı ve bilim rehberliğinde sürekli değişim ve gelişim” diyen Devrimcilik, “Bağnazlık ve hurafeler rehberliğinde sürekli gericilik”  zihniyetine dönüştürülmüştür. 

     
2. Bugün  Cumhuriyetçi Türk gençliği, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır’ diyemeyecek durumdadır.

     
Çünkü bugün bu ülkenin “polisi” Cumhuriyet karşıtı bir cemaatin kontrolündedir
(Bkz. Necip Hablemitoğlu, “Köstebek” ve Hanefi Avcı, “Haliç’te Yaşayan Simonlar; Dün Devlet Bugün Cemaat” adlı kitapları)

    
Bugün bu ülkenin ordusu “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı” diye tescillenen bir iktidarın kontrolü altındadır
. Genelkurmay başkanlarından önce Hilmi Özkök, sonra Yaşar Büyükanıt, sonra da İlker Başbuğ dönemlerine “Laiklik karşıtı” AKP iktidarı, TSK’yı adeta esir almıştır. Hilmi Özkök’e “hocam” diye hitap eden Başbakan Tayyip Erdoğan’ın AKP’si, Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay başkanlığı döneminde TSK’nın sitesinden yayınlanan bir andıçla “mağdur” rolüne girerek tek başına iktidara gelmiş;  Dolmabahçe’de  kapalı kapılar ardında bir araya gelen Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt bir “gizli görüşme” yapmış ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt emekli olunca AKP tarfından altına milyon dolarlık bir zırhlı araç verilmiştir. Şimdiki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ dönemineyse AKP kontrolündeki yargı TSK’nın karargahına kadar girerek “Kozmik odaları” aramış, TSK’nın bir numaralı komutanlarını “darbe şüphesiyle” içeri almış, dahası Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir iktidar (üstelik laiklik karşıtı eylemlerin odağı bir iktidar) TSK’nın iç yapısına müdahale ederek, terfileri ve atamaları engellemiş, Cumhuriyetçi, bağımsızlıkçı Anti amerikancı komutanların tavsiye edilmesini istemiş ve bunda başarılı olmuştur.

     
Bugün bu ülkenin adalet örgütü de kısmen iktidarın ve iktidarı destekleyen bir cemaatin kontrolü altındadır
. Malum cemaatle bağlantısı olan bir savcı (Zekeriya Öz) Türkiye’nin neredeyse tüm Cumhuriyetçi aydınlarını bir bahaneyle (Ergenekon) cezaevine tıkmıştır. Cumhuriyet tarihinde ilk kez, iktidarın ve cemaatin güdümündeki hakimler ve savcılar bir cemaate yönelik soruşturma yürüten bir Cumhuriyet Başsavısını (Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner) tutuklatarak cezaevine koymuşlardır. Dahası, Anayasa Mahkemesi tarafından oy çokluğuyla “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı” diye adlandırılan iktidardaki AKP, yargının tamamını ele geçirmek için, kendisine direnen HSYK ve Anayasa Mahkemesi’ni de ele geçirmek amacıyla bir anayasa taslağı hazırlayarak halk oylamasına sunmuştur. Referandumdan “evet” çıktığı an, yargının iktidarın denetimi altına girmemiş iki önemli parçası daha iktidarın denetimi altına girecektir.   

       
Bursa Nutku’nda, “Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek’

    
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek..”
diyen Atatürk bana bugünkü Ergenekon tertibini hatırlatıyor.

        
Bir gün polis geliyor, asıl suçluları bırakıp suçlu diye Cumhuriyetçi aydını yakalıyor, yakalanan aydın “Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir”, “Bir cemaatin kontrollü altına girmiştir” diye düşünüyor, ama asla yalvarmıyor, Mahkeme Silivri’de onu yargılıyor. Dişe dokunur bir suçu olmamasına rağmen aylarca tutuklu kalıyor, “Demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek”  diye düşünüyor…Hapisten başbakana, meclise, telgraflar yağdırıp haksız olduğunu haykırıyor…

      
Görüldüğü gibi Atatürk’ün 77 yıl önce söyledikleri bugün gerçek olmuş…

      
Bu durumda yılgınlığa kapılmadan Atatürk’ün tavsiyelerine uymak gerekmektedir. Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’de ifade ettiği gibi,

     
“…Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

    
Bu ülkede Misakı Milli sınırları içinde yaşayan, (Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abaza, vs.) dan oluşan “Türk halkının” tamamının damarlarında o asil kan akmaktadır gürül gürül…  

      
Önemli olan boy değil soydur soy!..” diyen Başbakana duyurulur….  

      
Sinan Meydan
20 Ağustos 2010






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
   
Toplam 203814 ziyaretçi (460993 klik) girdi.
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=